Daha Anlamlı Bir Yaşam İçin “Hedef Belirlemek”

Daha Anlamlı Bir Yaşam İçin “Hedef Belirlemek”

Daha Anlamlı Bir Yaşam İçin “Hedef Belirlemek”

18 Mayıs 2015 - 09:09

Victor Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” adlı kitabı hayatta kendimize hedefler koymanın, yaşamın anlamını keşfetme konusunda bize nasıl ışık tuttuğunu gösteren çok değerli bir yapıt. Frankl, Nazi kamplarında ailesi de dahil olmak üzere pek çok insanın gördüğü işkenceleri ve yaşam mücadelesini anlattığı kitabında insana dair çok önemli bir keşfe yer veriyor. Yaptığı tüm terapilerin sonucunda vardığı nokta oldukça ilginç; kendini kader mahkumu olarak gören ve öleceğini düşünen insanların kısa sürede hayata veda ettiğini, buna karşın yaşamak için bir umudu ve hedefi olan insanların ise kurtulduğunu belirtiyor Frankl.

Yaşamın bize biçtiği role göre değil, yaşama yüklediğimiz anlama göre hayatımızı sürdürdüğümüzde senaryo baştan sona değişiyor. Bunun için öncelikle kendimize sormamız gereken soru “Ben ne istiyorum ve büyük hedefim ne?” sorusu olmalı. O hedefe ulaşmak için hangi adımlardan geçeceğimizi belirlemek ise ikinci sırada geliyor. Koyduğumuz her yeni hedef, bize yaşamın anlamını tekrar hatırlatıyor, umudumuzu perçinliyor ve bize rehberlik ediyor.

Kimilerimiz için yaşamın anlamı sağlıklı olmak; bunun için kendimize her gün spor yapmak, doğru beslenmek, stresten uzak bir hayat sürmek gibi hedefler koyuyoruz. Kimilerimiz için yaşamın anlamı başarılı olmak; bunun için işimizde yükselmek, kendimizi geliştireceğimiz eğitimlere katılmak, hobi edindiğimizde bunu uzmanlık seviyesinde icra edecek kadar çaba sarfetmek gibi hedeflerimiz oluyor. Kimilerimiz için yaşamın anlamı mutlu olmak; etrafımızdaki insanları hayatımızı daha keyifli kılacak kişilerden seçmek, yaşadığımız her andan keyif alacak farkındalığa sahip olmak, sevdiğimiz işi yapmak gibi hedefler belirliyoruz. Yaşama dair belirlediğimiz her hedef “anlam” kısmına hizmet ediyor esasında. Eğer tüm bunlara rağmen hala yaşamdan aldığımız doyum beklentimizin altındaysa ne oluyor peki? Bu sorunun cevabı yalnızca iki olasılıktan ibaret; ya kendi yaşamımızın anlamının ne olduğunun farkında değiliz ya da belirlediğimiz anlam ile hedeflerimiz uyumlu değil. Yaşam doyumumuzun azaldığını hissettiğimizde döneceğimiz nokta anlamı sorguladığımız yer olmalı, anlamdan eminsek bizi oraya ulaştıracak hedeflerimizi yeniden kontrol etmek ve belki de revize etmek yerinde olacaktır.

Zaman zaman hepimiz kendi hayatımızın muhasebesini yaparız ve hesapların tutup tutmadığını anlamak için kendimize göre yöntemler belirleriz. Bunun için en sağlam yöntem hedeflerimizi ölçülebilir, ulaşılabilir ve zamanla ilintili olacak şekilde belirlemektir. Yaşamımızın anlamına hizmet eden hedeflerimiz eğer bir temenniler listesi olursa maalesef yaptığımız hesaplar hüsranla sonuçlanır. Bunun olmaması için çok basit bir öneri; “lazım” kelimesini mümkün olduğunca az kullanmak. “Kilo vermem lazım”, “İşimde yükselmem lazım”, “Kendime vakit ayırmam lazım” gibi cümleler hedef olmadığı gibi arkasından ama ile başlayan ve binlerce mazeretin sıralandığı temenni cümlelerine birer örnek. “……… yapmam lazım” yerine “………. yapmayı seçiyorum” diyerek kendimize bir taahhüt vermek bizi yaşamımızın anlamına bir adım daha yaklaştırır.

Ünlü filozof Nietzsche’nin söylediği gibi; “Yaşamak için bir neden’i olan kişi, hemen her nasıl’a dayanabilir.” Hedeflerimize ulaşamadığımızda yaşadığımız hayal kırıklığı duygusunun panzehri bu sözde gizli. O zaman biz de ulaşmak için neyi değiştireceğimizi sorgularız. Her şey yaşamımızın anlamı için değil mi? Tüm uğraşlar yaşamın anlamına bulmaya değer…